Müşterilerimizin ürün ihtiyaçlarını en iyi şekilde belirleyerek paslanmaz çeliğin işlenebilmesi için yatırımlar yapıyoruz.

Bize Ulaşın

0264 276 56 56

Faks

0264 275 30 40

Email

info@sps.com.tr

GÜNCEL HABERLER

Paslanmaz Çelik Sektörü Çıkışta

Türkiye’de gelir seviyesindeki artışa paralel olarak talebinde artış yaşanan paslanmaz çelikte, inşaat, gıda ve sağlık sektörü en fazla kullanılan alanlar olarak karşımıza çıkıyor.

Türkiye’de paslanmaz çelik sektöründe geçtiğimiz yıl 31,7 milyon tonluk üretim gerçekleşti. Önümüzdeki 3 yıllık süreç içerisinde pazardaki hızlı gelişmelere paralel olarak paslanmaz çelik talebinin 2015 sonu itibariyle 40 milyon tona çıkması bekleniyor. 
 
Ortadoğu pazarındaki gelişmelere bağlı olarak alternatif pazarlara yönelen sektör aktörleri, Türk cumhuriyetleri pazarına odaklandı. İhracat pazarları arasında yer alan Ortadoğu’daki sosyal ve ekonomik olaylardan dolayı birçok sektörde olduğu gibi paslanmaz çelik ama özellikle paslanmaz boru sektörü de olumsuz yönde etkilendi. Bu nedenle sektör oyuncuları ihracatta alternatif pazarlara yöneliyor. Türk cumhuriyetleri bu konuda sektörün rotasındaki ülkeler olarak dikkat çekiyor. 

Özellikle gelişmiş ülkelerin yoğun olarak kullandığı çok önemli bir hammadde olan paslanmaz çelik, en az yüzde 10 krom ve diğer alaşım elementleri içeren bir malzeme.

Paslanmazlık özelliği, çeliğin içeriğindeki kromun havayla teması sırasında oksitlenerek; ince, sağlam bir krom oksit katmanı oluşması sayesinde gerçekleşir. Paslanmaz çeliğin üzerindeki bu krom oksit katmanı, örneğin bir çakıyla kazınarak kaldırılsa bile, krom yeniden havanın oksijeniyle birleşir ve yeni bir krom oksit katmanı oluşturarak kendini yeniler.

1950’li yılların başında 1 milyon ton civarında olan dünya paslanmaz çelik üretimi, 20’nci
yüzyılın sonunda 20 milyon tona ulaştı. Sektörde,  kişi başına paslanmaz çelik tüketimi, gelişmiş ülkelerden düşük olmasına rağmen yıllar itibariyle hızla artıyor. 

Türkiye, paslanmaz çelik sektörü açısından büyüyen bir pazar konumunda. Bunun nedenlerinden biri olan Türkiye’de refah düzeyindeki artış, paslanmaz çelik kullanımını da paralel olarak etkiliyor. Artık dış cephe kaplamalarında, tüm asansör ve yürüyen merdivenlerde, dayanıklı tüketim mallarında, dekoratif kaplamalarda, kamusal alan mobilyalarında, mutfaklardaki tüm eşyada paslanmaz çelik kullanıldığını görmek mümkün. İkinci neden ise Türkiye’nin bölgedeki en büyük dayanıklı tüketim malı üreten ülke olma yolunda hızla ilerlemesi. Dünyada da dayanıklı tüketim mallarında paslanmaz çelik kullanımı hızla artarken, özellikle AISI 430 ve AISI 441 gibi ‘ferritik’ çelik kullanımı hızla yaygınlaşıyor. 2010 yılında tüm paslanmaz çelik ithalatı yaklaşık 340 bin ton olarak gerçekleşti. Bunun 40 bin tonunun stok tamamlama olduğu varsayılıyor. Türkiye’de kişi başına paslanmaz çelik kullanımının ise 4-4,5 kilogramı bulduğu tahmin ediliyor. Sektör yetkililerine göre, önümüzdeki 20 yıl içinde bu rakamın 6 kilogramın üzerine çıkması bekleniyor.  

Paslanmaz çeliğin kullanım alanlarına bakıldığında en çok uygulamanın inşaat sektörü, sağlık ve hijyenik gereçler, gıda endüstrisi, sanayi sektörü ve dekoratif faaliyetlerde yer aldığı görülüyor. İnşaat sektöründe paslanmaz çelik tüketimi devamlı bir artış gösterirken, bu artış özellikle lüks konutlarda gözleniyor. Türkiye’nin son yıllarda bir anlamda inşaat şantiyesine dönüşmesi, beraberinde paslanmaz çelik tüketiminde de artışa neden oluyor. İnşaat sektöründe paslanmaz çeliğin en büyük rakibi galvanizli sac ve alüminyum iken, inşaatlar lüksleştikçe paslanmaz çeliğin kullanımı artacak.

SAĞLIK VE İNŞAAT, SEKTÖRÜ TETİKLİYOR

Hijyenin önemli olduğu sağlık ve gıda sektörü gibi insan hayatını yakından etkileyen alanlarda paslanmaz çelik kullanımının ve talebinin daha fazla olduğu görülüyor.  Paslanmaz çeliğin yüzde 100 geri dönüşüm özelliğine sahip olması da cazibesini artırıyor. Bu açıdan kullanım ömrünün de çok uzun olması ve genellikle ek bakım maliyeti gerektirmemesi talebi arttıran unsurlar olarak sıralanıyor.

Türkiye’de sağlık sektörünün gelişimi bu sektördeki paslanmaz çelik kullanımını da etkiliyor. Sağlık kuruluşlarında paslanmaz çeliğin alternatifi yok. Bu nedenle özel sağlık kuruluşlarının artışı, hijyene verilen önem, sağlık turizminin gelişiyor olması gibi faktörler, paslanmaz çelik tüketiminin bu sektörde uzun yıllar artış göstereceğine işaret ediyor. 

Türkiye’nin aynı zamanda bir tarım ülkesi olması, gıda sektörüne son yıllarda büyük ve ciddi yatırımların yapılması da paslanmaz çelik için önemli bir kullanım alanı yaratıyor. Türkiye’de kişi başı milli gelir, arzu edilen seviyede olmasa da, sürekli artıyor. Bunun sonucu olarak dekoratif alanda da paslanmaz çelik tüketiminin sürekli artış göstermesi bekleniyor. 

TANITIM ATAĞI

Son dönemde sektörün daha fazla tanıtılması için görsel ve işitsel basında yayınlanan makale ve tanıtımlar ile paslanmaz çelik kullanımının günlük hayatta kullanımı artırılmaya çalışılıyor. İmalat sektörünün paslanmaz çelik tercihi, hem ülke politikası hem de toplum sağlığı açısından önem taşıyor. Bu nedenle paslanmaz çelik hammaddesi ile yapılan nihai ürünlerin daha kaliteli olarak sunulması sektörün öncelikle hedefleri arasında yer alıyor. Dünya genelinde paslanmaz çeliğin yaklaşık 240 farklı türü varken,  Türkiye’de bunların 20 tanesi üretiliyor.

Her biri farklı amaç için üretilen bu özel çeliklerin, imalat sırasında da doğru yerde kullanılmasının sektör açısından önem taşıdığını belirten sektör temsilcileri, “Yanlış kalitelerde kullanılan paslanmaz çelikler, öncelikle milli servetimize zarar veriyor. Bilinçsizce kısa dönemde kar yapmak amacı ile kullanılan çeliklerle, hem halk sağlığı tehlikeye atılıyor hem de imalatçılarımız zarar ediyor. Kamuoyu doğru bilgilendirilmeli” mesajını veriyorlar. 

DIŞARDAKİ DALGALANMALAR İÇERDEKİ REKABETİ ZORLAŞTIRACAK

Son iki yılda paslanmaz çelik pazarında dalgalı bir seyir dikkat çekiyor. 2012 yılında dış piyasalardaki dalgalanmanın devam edeceğini öngören sektör temsilcileri, bu durumun özellikle boru ayağında faaliyet gösteren firmaların iç piyasaya odaklanmasını beraberinde getireceğini belirtiyorlar. Sektör temsilcileri, “Bu durumun Türkiye boru sektöründe faaliyet gösteren firmaları iç piyasaya odaklanmaya iteceğini öngörüyoruz. Bu da iç piyasadaki rekabet koşullarını zorlaştıracaktır. Kaliteli ürünler sunan, müşteri odaklı çalışan firmalar ayakta kalacaklar” değerlendirmesini yapıyorlar. 
Sektörde karşılaştıkları sorunlara da değinen sektör temsilcileri, en büyük problemi özellikle Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilen bazı ürünlerin kalite standartlarının oldukça altında olmasına bağlıyorlar. Türkiye`de çok daha düşük fiyatlarla satılan bu ürünlerin haksız rekabete neden olduğunu ve paslanmaz boru ve profil sektörünü olumsuz etkilediğini vurgulayan sektör oyuncuları, bu tür ürünleri satanlar hakkında kamuoyunu bilgilendirmek ve sektör olarak müşterilerinin mağduriyetini önleyecek önlemleri almak gerektiğine dikkat çekiyorlar.

SEKTÖR ALTERNATİF PAZARLARA YÖNELİYOR

İhracat pazarları arasında yer alan Ortadoğu’daki sosyal ve ekonomik olaylardan dolayı birçok sektörde olduğu gibi paslanmaz çelik ama özellikle paslanmaz boru sektörü de olumsuz yönde etkilendi. Bu nedenle sektör oyuncuları ihracatta alternatif pazarlara yöneliyor. Türk cumhuriyetleri bu konuda sektörün rotasındaki ülkeler olarak dikkat çekiyor. Bu bölgelerdeki karışıklık sona erdiğinde yatırımlar ve yeni projeler için fırsatlar olarak değerlendiriliyor.

Türkiye’de paslanmaz sektörünün önünün çok açık olduğunu belirten sektörün önde gelen aktörleri, toplumda gelir seviyesi yükseldikçe paslanmaz kullanımında artış olacağını ifade ediyorlar.  Bu doğrultuda son dönemde paslanmaz kullanımının arttığını vurgulayan üreticiler, paslanmaz çelik kullanımının Türkiye’de daha yeni yeni tabana yayıldığını kaydediyorlar. 

Son dönemde paslanmaz sektöründe döviz fiyatlarının yüksek olmasının ithalatı frenleyerek fiyat dengesini bozduğunu söyleyen sektör temsilcileri,  bu nedenle talepleri karşılamakta yetersiz kalındığını da aktarıyorlar. Sektör temsilcileri, “Türkiye’de yatırımlar devam ediyor. Bu noktada istikrar sağlanırsa yatırım yapılan ülkede gelişim kolay ve hızlı olur. Beklentimiz emtiada düşüşle ekonomi rahatlaması yönünde. Ülkemizde pozitif seyir devam edecek” yorumunu yapıyorlar.