Müşterilerimizin ürün ihtiyaçlarını en iyi şekilde belirleyerek paslanmaz çeliğin işlenebilmesi için yatırımlar yapıyoruz.

Bize Ulaşın

0264 276 56 56

Faks

0264 275 30 40

Email

info@sps.com.tr

GÜNCEL HABERLER

2020 hedefi Avrupa’nın en büyüğü olmak

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği verilerine göre 2012 yılı itibariyle Türkiye, dünyanın 8, Avrupa’nın ise, Almanya’nın ardından 2. en büyük çelik üreticisi konumunda bulunuyor. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan 2020 yılında “Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi” olmayı hedeflediklerini söyledi.

Ülkemizin demir çelik sanayisini gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmak amacıyla 1970 yılında kurulan Türkiye Çelik Üreticileri Derneği; üyelerinin karşılaştığı sorunlara çözüm bulmak, çalışma sonuçlarını duyurmak, böylelikle kapsamlı, çağdaş ve gelişime açık bir demir çelik sektörüne sahip olunması için çalışıyor. Dünyanın en büyük 7. çelik ihracatçısı olan Türkiye, dünyanın en büyük 9’uncu çelik ithalatçısıdır. Bu güçlü veriler ışığında Türk sanayisinin can damarı olan demir çelik sektörü üzerine Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan ile sektörün şu anki durumundan gelecek hedeflerine dek kapsamlı bir röportaj yaptık.

Sektör yılın ilk 4 aylık dönemini nasıl geçirdi? 

Türkiye’nin ham çelik üretimindeki gerileme eğilimi, yavaşlayarak da olsa Nisan ayında da devam etmiştir. Nisan ayında 2.87 milyon ton seviyesinde gerçekleşen ham çelik üretimi, 2012 yılının aynı ayına göre % 0,7, bir önceki aya göre ise % 3,8 oranında gerileme göstermiştir. Düşüş eğiliminin yavaşlaması nedeniyle, yılın ilk çeyreğinde % 5,9 seviyesinde bulunan Türkiye’nin ham çelik üretimindeki gerileme, Ocak-Nisan döneminde % 4,6 seviyesine inmiş ve üretim 11.36 milyon ton seviyesinde kalmıştır. Hem uzun ürünlerin yarı mamulü konumunda bulunan kütük, hem de yassı ürünlerin yarı mamulü konumunda bulunan slab üretimi, geçen yıla göre gerileme göstermiştir. 

Üretim yöntemi açısından bakıldığında ise, üretimin % 70’ini gerçekleştiren hurda tabanlı çalışan elektrik ark ocaklı tesislerin üretimleri % 10.7 oranında gerilerken, yüksek fırınlarda üretim yapan entegre tesislerin üretimleri % 13.4 oranında artış göstermiştir. Elektrik ark ocaklı tesislerin ham çelik üretimlerindeki keskin gerileme, ağırlıklı bir şekilde girdi maliyetleri ile nihai ürün fiyatları arasındaki marjların daralmasından kaynaklanmıştır. 

Türkiye’nin ham çelik üretiminin % 4,6 oranında gerilediği Ocak-Nisan döneminde, dünya ham çelik üretimi % 2 oranında artış göstermiştir. Global çelik üretimindeki artışta, Çin başta olmak üzere, Asya’nın üretim artışı etkili olmuştur.  Üretimdeki gerileme eğilimi nedeniyle, Türkiye uzun bir süre sonra 2013 yılının Nisan ayında dünya üretim sıralamasında bir sıra geriye düşmüş ve 9. sırada yer almıştır.  Ocak-Nisan dönemi itibariyle halen 8. sıradaki yerini korumasına rağmen, üretimdeki yavaşlama eğiliminin devam etmesi halinde, Ocak-Mayıs döneminde Türkiye’nin 9. sıraya düşmesinin kaçılmaz olduğu değerlendirilmektedir. 

Türkiye’nin toplam nihai çelik ürünleri üretiminin, % 0,7 oranında düşüşle, 11.45 milyon tonda kaldığı yılın ilk dört aylık döneminde, toplam nihai çelik ürünleri tüketimi, % 3,2 oranında artışla, 9,52 milyon ton seviyesinde gerçekleşmiştir.

Türkiye’deki çelik üretimi ve tüketimine baktığımızda bu iki kalemin birbirlerini ne oranda karşıladıklarını söyleyebiliriz?

Türkiye’nin ham çelik ve nihai çelik ürünleri üretimi azalırken, tüketimin artış eğilimi gösteriyor olması, Türkiye’nin çelik tüketiminin artan oranlarda ithalat ile karşılanmasından kaynaklanmaktadır. Türkiye’nin toplam çelik ürünleri ihracatının % 6 oranında arttığı Ocak-Nisan döneminde, ithalatın % 35 gibi oldukça yüksek bir oranda yükselmesi, üstelik bu yükselişin önemli bir kısmının iç piyasada kapasitenin atıl durumda kaldığı yassı ürünlerde yaşanması dikkat çekmektedir. 16 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren İthalat Rejimi Kararı’na Ek Karar ile bazı yassı çelik ürünlerinin ithalatına 10 oranında gümrük vergisi getirilmiş olması, yassı çelik piyasasında bir miktar iyileşme yaşanabileceği yönünde beklentilere yol açmış bulunmaktadır. 

Türkiye’de slab üretiminde kapasite kullanım oranının % 55 gibi son derece düşük seviyelerde seyrettiği bir dönemde, yassı ürün ithalatının % 23 oranında artması sektörde endişe yaratmaktadır. Ayrıca, marjların sıkıştırması ve sektörün rekabet gücünün azalması nedeniyle, hurdadan üretimini azaltan sektörün, ilk 4 aylık dönemde, yarı mamul ithalatını % 73 oranında arttırarak, 1,67 milyon tona yükseltmiş olması da, katma değerin bir kısmının yurtdışında bırakılmaya başlandığını göstermesi açısından rahatsızlık yaratmaktadır. Bu çerçevede, sektörün rekabet gücünün arttırılmasını teminen, girdi maliyetleri üzerindeki yüklerin bir an önce kaldırılması hayati önem taşımaktadır.

Sektör özeline bakarak; Türkiye`nin dünyadaki konumunu değerlendirir misiniz?

2012 yılı itibariyle Türkiye, dünyanın 8, Avrupa’nın ise, Almanya’nın ardından 2. en büyük çelik üreticisi konumunda bulunmaktadır. Her yıl dünyanın 180’den fazla ülkesine çelik ihracatı yapan Türkiye, dünya çelik ihracatının % 4, üretiminin ise % 2,3 civarındaki kısmını gerçekleştirmektedir. Toplam çelik ürünlerinde dünyanın en büyük 7. çelik ihracatçısı konumunda bulunan Türkiye, inşaat demirinde dünyanın en büyük, uzun ürünlerde ise, Çin’in ardından ikinci en büyük ihracatçıdır. Çelik sektörümüz Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin en büyük çelik ürünleri tedarikçisi konumundadır. Dünyanın en büyük 7. çelik ihracatçısı olan Türkiye, aynı zamanda dünyanın en büyük 9’uncu çelik ithalatçısıdır. 2012 yılında 11,2 milyar dolar civarında çelik ürünleri ithalatı yapan Türkiye, ağırlıklı bir şekilde ülkemizde yeterli kapasitenin bulunduğu yassı ve yarı mamullerin ithalatını gerçekleştirmektedir. 

Sektörün dış ticaret dengesi hakkında bilgi verir misiniz?

2012 yılında çelik sektörü, 12,9 milyar dolar hammadde, 2 milyar dolar yarı mamul olmak üzere, üretiminde kullanmak amacıyla 14,9 milyar dolar girdi ithalatı yapmıştır. Sektör söz konusu girdileri kullanarak gerçekleştirdiği üretim ile 17,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Bu açıdan sektör, 2,2 milyar dolar net ihracat yapmıştır. Sektörün gerçekleştirdiği üretimden, iç piyasaya da 18 milyar dolar değerinde satış yaparak ithal ikamesi sağladığı dikkate alındığında, 2012 yılında sektörün net ihracatı ve sağladığı ithal ikamesi 20,2 milyar dolara ulaşmaktadır.  2012 yılında otomotiv, beyaz eşya gibi tüketici sektörlerin gerçekleştirdiği ihracat ile 4.2 milyar dolar tutarında dolaylı ihracat yapıldığı hususu da dikkate alındığında, sektörün ekonomiye net katkısı 24 milyar doları aşmaktadır. 

Sadece çelik ihracatı ve ithalatı açısından bakıldığında ise, çelik ürünleri ihracatının ithalatını karşılama oranı, 2012 yılının tamamında 2011 yılındaki % 141 seviyesinden, 2012 yılında % 153 seviyesine yükselmiştir. 2013 yılının Ocak-Nisan döneminde, ihracattaki artış % 6 seviyesinde kalırken, ithalatın % 35 gibi son derece yüksek bir oranda artış göstermesinin de etkisi ile söz konusu oran % 135’e gerilemiştir. Sektörün üretiminin azaldığı ve ihracatının sınırlı bir artış gösterdiği bir durumda, ithalatın % 35 oranında artmış olması sektörün rekabet gücündeki zayıflamayı ve iç piyasada tüketilen ithal ürünlerin payındaki artışı ortaya koymaktadır.